Hukuğun iktidarlar
tarafından subjektif yorumlanması ve seküler devlet ile dini temelleri baz alan
iki ayrı devlet anlayışı arasındaki sürtüşme tüm dünyanın bildiği, özellikle
Ortodoks dünyasının büyük önem atfettiği
Aya Sofya gibi büyük bir eseri dahi kurban olarak seçebiliyor.
Geçtiğimiz Kasım ayı
içerisinde Başbakan yardımcısı Bülent Arınç AKP hükümetinin Aya Sofya'yı camiye
çevirme niyetini açıkça beyan etmiş, bu açıklamalar kamuoyunda destek
gördüğü kadar tepkiye de yol açmıştı. Hükümetin niyetini hukuğa dayandırarak
açık eden Arınç, “kanun, ibadethaneler, ibadet dışında başka bir maksatla
kullanılamaz diyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, sosyal,
demokrat ama bir de hukuk devleti. Hukuk devletinde yazılı hukuka bakmamız
lazım" demişti. Ayasofya ismini taşıyan İznik ile Trabzon’daki Ayasofya'yı
tekrar cami olarak ibadete açtıklarını hatırlatan Arınç, bu yapıların başka maksatlarla kullanılan camiler olduğunu
ifade etmişti.
Tüm bu iddialar kol
geziyorken geçtiğimzi hafta Ekümenik
Patrik Bartholomeos, Aya Sofya Müzesi'nin camiye çevrilmesine karşı
tavırlarının net olduğunu böyle
bir hareketin tüm Hristiyan dünyası tarafından tepkiyle karşılanacağını vurguladı.
Ekümenik
Patrikhane'deki Aya Yorgi Kilisesi'nde gerçekleştirilen ayin sonrası cemaate
yaptığı konuşmasında Aya Sofya'nın camiye çevrilme iddialarına kısaca değinen
Patrik Bartholomeos, Ortodoksluğun birincil kilisesi olan Ekümenik Patrikhane'nin Aya Sofya ibadete açılacaksa,
kuruluş amacına hizmet ederek açılması gerektiği yönündeki görüşünün altını çizdi.
Konuşmasında İstanbul'u
ziyaret eden turistlerin başta Aya Sofya olmak üzere bir çok ören yeri ve anıtı
gezmek fırsatını elde ettiklerini ifade eden Patrik Bartholomeos, "ancak
son dönemde Türk kamuoyunun bir
kesiminde Aya Sofya'nın camiye çevrilmesi yönünde bir meyil gözlemleniyor. Kilise olarak biz buna karşı
durmaktayız. Bizimle beraber böyle
bir olasılık karşısında tüm
Hristiyan dünyası mezhep farkı
tanımaksızın yekvücud olup tepkisini ortaya koyacaktır" dedi.
Patrik Bartholomeos,
"Aya Sofya'nın Tanrı'nın ibadetine
açılması söz konusu ise mutlak
surette Hristiyan inancın ibadetine açılması gereklidir, zira
kuruluş amacı, kilise olarak hizmet vermektir. Aya Sofya'ya sahip çıkmaktayız,
Ortodoks ve Helen dünyası olarak da bizim en kutsal değerlerimizdendir"
diyerek sözlerini noktaladı.
OYSA ARINÇ'A GÖRE BU KARARLARA HERHANGİ BİR TEPKİ YOK
Ekümenik Patrik'in
açıklamalarının aksine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç
o dönem bu kararlara toplumun herhangi bir kesiminden tepki gelmediğini iddia
etmiş ve şöyle demişti: "Farklı inanç mensuplarından veya azınlıklardan bu
lafı söyleyen bir kişi bile çıkmadı. Burada isim vermek gerekmez, ama en tepe
noktasında bu işlerde muhatap aldığımız bir insan bile, ‘Yaptığınız karara
saygı duyuyoruz’ dedi. Ama bizim içimizden 3 veya 4 kişi, ‘Biz, başka camiler
yaparız. Burası müze olarak kalsa daha iyi olur’ dedi. Hadi onların görüşlerine
de saygı duyalım. Ama kanunun bize yüklediği bir sorumluluk var; cami, ibadet
dışında başka bir maksatla kullanılamaz.”
Yorgo Demir